EMNİYET KEMERİ BABANIN ÇOCUĞUNDAN AYRILMASINA ENGEL OLAN EN ÖNEMLİ TEDBİRDİR

23.12.2016 23:02

Evlerinin incir ağaçlarıyla dolu yemyeşil bahçesinde oynuyordu çocuk. Bir topu vardı, bir de tahtadan yapılmış arabası. Gözlerindeki ışıltı etrafa yayılıyor; saf, masum ve gerçek mutluluğu gözlerinden okunuyordu.

İple çekiyordu her akşam babasının işten eve dönüşünü. Gözleri yolda kalıyordu akrep ve yelkovan akşamı göstermeye başladığında.

Günün yarısını çalışarak, çocuklarının rızkını kazanarak geçiriyordu adam. Bin bir türlü insanın kahrını çekerek ediyordu akşamı. Zihni yorgun, bedeni yorgundu. Yine öyle bir günün akşamında evine gidecek olmanın huzuruyla çıkmıştı işten. Gözleri ışıl ışıl parlayan evladının özlemiyle bitirmişti o günkü mesaisini.

Akşam işten çıkıp otomobiline bindi adam. Her seferde bağladığı emniyet kemerini, bu kez unutmuştu bağlamayı veya "kısa mesafe, bir şey olmaz" mantığıyla bilerek bağlamamıştı. Türklerin aklının işleyiş tarzı böyleydi. "Bana bir şey olmaz" diyordu bütün Türkler.

Müziğini açmış, yol alıyordu evine doğru. Kemeri takmamak hala daha rahatsız etmemişti onu. Türlü türlü yaşam mücadelesi geçiyordu adamın zihninde. Biraz da süratlenmişti. Yılan gibi akıyordu otobanın ortasında. Her şey farkına varamadığı bir anda, birkaç saniye içinde oluvermişti. Birden direksiyon hâkimiyetini kaybetti adam. Şarampollere çarparak devrildi araba. Altı üstüne gelirken otomobilin, şoför kapısı açıldı ve adam dışarı fırladı. Soğuk betonun üzerine kafasını çarptı. O anda ruhu bedeninden ayrıldı.

Saatler ilerliyor, adam yolda görünmüyordu. Saatler ilerliyor çocuğun gözlerindeki o ışıltı gittikçe azalıyor, "Babam hala niye gelmedi anne?" diye soruyordu. Az sonra gelen bir telefon bütün evi darmaduman etti. Arayan polis memuru verdi o acı haberi. Ve bir emniyet kemeri bu haberi verdirmeyecekti belki.

Emniyet kemeri kazalarda yaşamları kurtaran, babanın çocuğundan ayrılmasına engel olan en önemli tedbirdi. 

Hayri Temür