YAZILARDA KAYNAK GÖSTERİLMELİDİR

08.11.2011 18:35

Yazarlar bilirler genelde uzun yazıların fazla okunmadığını; ama bazen anlatılacak şeyler kısacık paragraflara sığmaz. Uzun yazılarda okurun ilgisini ilk cümlede çekemezseniz, okuru canlı tutamazsınız. Bu yazıyı okunmayacağını bilerek yine de kaleme alıyorum. Devam etmenizi çok isterim.

Bir köşe yazarı neyi, niçin yazar? Yazarlar politika, siyaset, ekonomi, güncel, turizm, mizah, sosyal…vb gibi konularda, yani her konuda, düşünce ve fikirlerini şahıslara ve kurumlara hakaret etmemek şartı ile toplumu bilgilendirme amaçlı kaleme alırlar. Aynı zamanda bu yazıları kaleme alırken yazıda belirtilen konuyla ilgili veriler, kendilerini destekleyici bilgiler ve bazı maddeler kullanabilirler. Bu da makale (yazı) yazmanın doğasında vardır.

Bir yazar herhangi bir konu hakkında yazısını oluştururken kitaplardan, dergilerden, büyük bir bilgi okyanusu olan internetten…vs yararlanır. Konusu ile ilgili okuduğu bilgileri, verileri yazısına katarak bir zenginlik oluşturur yazısında. Yalnız bunu yaparken makale yazımındaki bir kuralı unutur. Bu kural yararlanılan bilginin, verinin ve cümlenin kaynağının belirtilmesi kuralıdır. Örneğin; yazar, yazıda bir ayet mi yazdı, bu ayetin hangi surede ve kaçıncı ayette geçtiğini belirtmelidir. Türkiye’nin turizm geliri ve turist sayısını mı yazdı, bu rakamlara nereden ulaştığını ve kaynağını yazmalıdır. Yazıda kendine ait olmayan bir cümle, bir tanım mı yazdı; o cümlenin kime ait olduğunu, cümleye nereden ulaştığını ve tanımı nereden aldığını belirtmelidir. Yıl bazında şehit sayılarını mı yazdı, bu sayılara hangi internet sitesinden veya hangi kaynaktan ulaştığını kesinlikle belirtmelidir (Giresun’da haftalık yayın yapan bir gazetenin internet sitesinde okuduğum bir köşe yazısında bu şehit sayıları kaynağa dayandırılmadan belirtilmişti).

Bazı rakamlar vardır ki, resmi makamlardan elde edilmedikçe güvenilirliği pek azdır. Yıl bazındaki şehit rakamları da bu kategoriye girmektedir. Zira internette dolaşan böylesi rakamları kim veya kimlerin neye dayanarak o sitelere yazdığı meçhuldür.

Ben bizzat Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) mail atarak 1984 yılından itibaren şehit sayılarının yıl bazında dağılımını rica etmiştim aylar önce. Bana gelen cevapta 1984-24 Ağustos 2011 tarihleri arasında verilen şehitlerin toplam sayıları bildirildi. Yıl bazında dağılımı talebimin ise 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun 7’nci maddesinin 2’nci fıkrası gereği karşılanamadığı söylendi. 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun 7’nci maddesinin 2’nci fıkrasında şu cümle yer almaktadır: “Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler(1).

Okuduğum o köşe yazısında verilen yıl bazındaki şehit sayılarına pek çok internet sitesinde ben de rastlamıştım. Fakat rakamların güvenilirliğinden emin olmadığım için TSK’ye mail atarak öğrenmek istedim doğru rakamları. Şahsıma mail yolu ile toplam rakam bildirildi. Bu yüzden sizlere yıl bazındaki doğru rakamları yazamayacağım. Yani elimde olmayan sebepten dolayı sizlere bu eksikliği gideremeyeceğim. Bununla birlikte TSK’nin şahsıma bildirdiği toplam rakamı da açıklamam kanunen yasaktır. Zira bana gönderilen belgede şöyle bir hüküm yer almaktadır: “Kanunda ve bu yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde erişilen bilgi ve belgeler ticari amaçla çoğaltılamaz, kullanılamaz, erişimi sağlayan kurum ve kuruluştan izin alınmaksızın yayınlanamaz. Bu e-posta mesajı ve ekleri sadece gönderildiği kişi veya kuruma özeldir. Mesajın yönlendirilmesi, kopyalanması veya herhangi bir şekilde kullanılması yasaktır. Bu madde hükmüne aykırı olarak erişilen bilgi ve belgeleri ticari amaçla çoğaltanlar, kullananlar veya yayınlayanlar hakkında kanunların cezai ve hukuki sorumluluğa ilişkin hükümleri uygulanır.”

SON SÖZ:

Köşe yazarları toplumu bilgilendirirken yaptığı alıntı cümleleri ve kullandığı veri ve bilgileri muhakkak bir kaynağa dayandırmalıdır. Kaynağa dayandırılmayan bilgi, cümle ve veriler “hırsızlığa” girmektedir ki, bu da akademik dilde “çalıntı (plagiarism)” olarak adlandırılmaktadır.

 

KAYNAK:

(1) http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/1303.html