TURİZM ÇALIŞANLARININ SORUNLARI

13.12.2011 00:22

Turizm sektörü bugün dünyada en fazla ekonomik gelir getiren bir sektör olmasına rağmen turizm sektörünün ve çalışanlarının birçok sorunu mevcuttur.

Turizm sektörünün şikâyet ettiği en büyük problem nitelikli eleman bulamama sıkıntısıdır. Turizm sektörü bu sıkıntıyı büyük bir sorun olarak gösteredursun -ki sektör için bir sorundur bu- turizm çalışanlarının sorunları bu sorundan daha önemli ve büyük sorunlar olarak göze çarpmaktadır.

Esasında turizm sektörünün nitelikli eleman bulamama sorununun çözümü çalışanların sorunlarının çözülmesinde yatmaktadır. Zira turizm sektöründe turizm mezunu binlerce kişi olmasına karşın özellikle çalışma şartlarının esnek ve ağır oluşu bu kişileri sektörden uzaklaştırmakta ve sektörde nitelikli personel eksikliği yaratmaktadır.

Turizm işletmelerine iş başvurusunda bulunan bir kişi için başvuru formunda “Esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilirim” ibaresi yer almaktadır ki turizm sektöründe çalışanların en fazla muzdarip oldukları konu da çalışma saatlerinin hukuki olarak düzenlenmiş saatten fazla olmasıdır. İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesine göre genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok 45 saattir(1). Bu da haftada 6 gün çalışılan işletmelerde günlük 7,5 saate tekabül etmektedir. İş Kanunu’nun 42’nci maddesine göre ise çalışma süreleri bazı durumlarda normal çalışılması gereken süreden fazla olabilir. Bu durumlar(2):

a. Zorunlu Nedenlerle Fazla Çalışma: Gerek bir arıza sırasında, gerek bir arızanın mümkün görülmesi halinde yahut makineler veya araç ve gereç için hemen yapılması gerekli acele işlerde, yahut zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkmasında, işyerinin normal çalışmasını sağlayacak dereceyi aşmamak koşulu ile işçilerin hepsi veya bir kısmına fazla çalışma yaptırılabilir. Bu durumda fazla çalışma yapan işçilere uygun bir dinlenme süresi verilmesi zorunludur. Şu kadar ki, zorunlu sebeplerle yapılan fazla çalışmalar için 41’inci maddenin hükümleri uygulanır. Bu hüküm “Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.” hükmüdür.

b. Olağanüstü Hallerde Fazla Çalışma: Seferberlik sırasında ve bu süreyi aşmamak şartıyla yurt savunmasının gereklerini karşılayan işyerlerinde fazla çalışmaya lüzum görülürse işlerin çeşitine ve ihtiyacın derecesine göre Bakanlar Kurulu günlük çalışma süresini, işçinin en çok çalışma gücüne çıkarabilir. Bu suretle fazla çalıştırılan işçiler için verilecek ücret hakkında 41’inci maddenin hükümleri uygulanır (a maddesinde bu hüküm açıklanmıştır).

c. Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günlerinde Çalışma: Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir. Bu günlere ait ücretler 47’nci maddeye göre uygulanır. Bu madde, “Bu kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak; tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işverence işçiye ödenir.” ibaresidir.

Ve yine İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesine göre günlük çalışma süresi her ne şekilde olursa olsun 11 saati aşamaz(3).

Kanunda çalışma saatleri ile ilgili mevzuat bu şekildedir. Fakat bu mevzuat sadece kâğıt üzerinde kalmakta ve gerek turizm işletmelerinde, gerekse diğer işletmelerde uygulanmamaktadır. Özellikle çoğu otel ve restoran işletmelerinde çalışma saati günlük 12-14 saati bulmaktadır. Hal böyle olunca çalışma saatinin bu esnekliği ve işverenlerin bunu dikkate almamaları turizm çalışanları için en büyük sorun haline gelmiştir.

Turizm çalışanlarının ve çalışacak adayların bir başka sorunu ise sektörde iş başvurusu yapıldığında işletmelerin büyük çoğunluğunun tecrübeli eleman istemeleri ve eleman yetiştirmeye vakit ayırmak istememeleridir. Hatta bazı işletmeler aldığı elemanın işine ikinci gün “Bize daha tecrübeli bir eleman lazım. Eleman yetiştirmeye vaktimiz yok” diyerek son verebilmektedirler. Bu da o kişinin sektörden soğumasına neden olabilmektedir. Şu da unutulmamalıdır ki kimi insanlar çalıştıkları ortama kısa sürede alışırken, kimileri ise biraz daha uzun bir sürede alışabilmektedirler. Bunun göz önünde bulundurulması ve bu insanlar hakkında hemen hüküm verilmemesi gerekmektedir. Zira bu kişiler arasında çalıştıkları ortama geç alışıp, insan ilişkilerinde başarılı olabilen kişilerin mevcut olduğunu unutmamak gerekir.

Ayrıca sezon bitiminde, özellikle de Akdeniz’de, yüzlerce elemanın işsiz kalması da önemli bir sorun olarak yerini almaktadır. Bu durum ise destinasyonlarda turizmin farklı alternatiflerle deniz-güneş-kum üçlüsünün dışına çıkarılması ile çözülebilir görünmektedir.

SON SÖZ:

Turizm sektörü yoğun emek isteyen ve sunulan hizmetin tamamen insanlarla sunulmasını gerektiren bir sektördür. Bu bağlamda turizm çalışanlarının, işletmeleri tarafından memnun edilmeleri öncelikli hedef olmalıdır. Zira memnun personel=memnun turist (misafir) anlamına gelmektedir. Bu bakımdan turizm çalışanlarının çalışma şartlarının, bilhassa sürelerinin, iyileştirilmesi şarttır.

KAYNAKLAR:

(1, 3) http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=7.5.5447&sourceXmlSearch=&MevzuatIliski=0

(2) http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/1243.html