MÜSLÜMANLIK “DÜRÜST” OLMAYI GEREKTİRİR

09.10.2011 17:54

Dürüst olmak nedir? Dürüst olmak insanlar tarafından takdir edilen bir davranış mıdır? Herkes dürüst olabilir mi?

Dürüst olmak; yalan konuşmamaktır, sözlerinde tutarlı davranmaktır, olduğu gibi görünmektir, riyakâr (ikiyüzlü) olmamaktır, Allahu Teâlâ’dan (c.c) korkmaktır. Bu tanımlardan en önemlisi ise en sonuncusudur. Zira içinde Allah (c.c) korkusu olan bir kul yalan söz söylemez, kimseyi aldatmaz, sözlerinde tutarlı davranır, riyakâr olmaz. Allah korkusu dürüst olmak için gereken diğer durumları içine alır. Dürüst olmak herkes tarafından daima takdir edilen bir davranıştır. “Herkes dürüst olabilir mi?” sorusuna ise cevap verebilmek pek de mümkün değildir.

İslamiyet, yalanı ve riyakâr bir insan olmayı reddeder. Müslümanlık “dürüst” olmayı gerektirir. Kâinatın Yaratıcısı da kullarının yalan sözden uzak durmasını emretmiştir. Kur’an-ı Kerimde Allahu Teâlâ bu durumu şu şekilde bildirmiştir: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır (Ahzab Suresi, 70; 71).” Bir başka ayette ise şöyle bildirmiştir: “Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır’ deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki, ‘Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) vaat edilmekte olan cennetle sevinin’ (Fussilet Suresi, 30).

Peki, şu an yaşadığımız dünyada dürüst olmak veya dürüst olmaya çalışmak kolay mıdır? Çoğu kişiler değişen dünya şartlarında bunun çok zor olduğunu söyleyebilirler. Zamanın şartlarında dürüst olmak tabii ki de önceki yıllara nazaran kolay değildir. Bugünkü dünya şartlarında, özellikle de Türkiye’de, “Söz senettir” cümlesi önemini yitirmiştir. Zira çevremiz tabir-i caizse “çakallarla” dolmuş vaziyettedir. Fakat bu şartlar altında dahi Müslüman olan bir kişi “dürüst” olmaya çalışmalıdır.

Dürüst olmak toplumda güvenilir bir insan olmamızı ve insanlarla iyi ilişkiler kurabilmemizi sağlar. Fahri Kâinat Efendimiz (s.a.v) peygamber olmadan önce de o kadar dürüst ve güvenilir bir kişiydi ki insanlar ona “Muhammed’ül Emin (Güvenilir Muhammed)” demişlerdi.

Aynı zamanda dürüstlük fert ve toplum açısından huzurlu, güvenli, düzenli ve mutlu bir hayatın sağlanabilmesinin en önemli ve olmazsa olmaz unsurlarındandır(1).

Pekâlâ, her an ve her durumda “dürüst” olmak gerekli midir? İnsanların dürüst olmasının gerekmediği bazı istisnai durumlar vardır: “Savaş anında söylenecek yalan, iki Müslüman’ın arasında barışı sağlamak ve dargınları barıştırmak için söylenecek yalan…” Bu durumlarda dürüst olmamak mubah (sakıncasız) sayılmaktadır. 

SON SÖZ:

Artık dünya öyle bir duruma geldi ki “Dünyayı ben mi kurtaracağım?” mantığıyla birlikte çevremizde dürüst insan bulmak zorlaşmaya başladı. En azından “dürüstlük” gibi manevi değerimizi kaybetmemek için çabalamalı ve Allah rızası için hayatımızın her anında “dürüst” olmaya çalışmalıyız. Her şeyde olduğu gibi dürüstlüğü yaşamımıza ne kadar çok uygularsak Allah’ın izniyle her şey o kadar iyi olacaktır.

 

KAYNAK:

(1) http://www.gulistandergisi.com/dergi_oku.php?id=674